İLBER ORTAYLI – Türkiye Azerbaycan ilişkileri

TARİH, Uncategorized içinde yayınlandı | Tagged

Farabi’ye göre , Türk Müziği makamlarının ruha olan etkilerine göre sınıflandırılması

Türk Müziği makamlarının ruha olan etkileri Farabi’ye göre şöyle sınıflandırılmıştır:

1. Rast makamı: İnsana sefa(neşe-huzur) verir.
2. Rehavi makamı: İnsana beka(sonsuzluk fikri) verir.
3. Kuçek makamı: İnsana hüzün ve elem verir.
4. Büzürk makamı: İnsana havf ( korku) verir.
5. Isfahan makamı: İnsana hareket kabiliyeti güven hissi verir.
6. Neva makamı: İnsana lezzet ve ferahlık verir.
7. Uşşak makamı: İnsana gülme hissi verir.
8. Zirgüle makamı: İnsana uyku verir.
9. Saba makamı:İnsana cesaret kuvvet verir.
10. Buselik makamı: İnsana kuvvet verir.
11. Hüseyni makamı: İnsana sükunet rahatlık verir.
12. Hicaz makamı:İnsana tevazu(alçak gönüllülük) verir.

MÜZİK, Uncategorized içinde yayınlandı | Tagged

AZERBAYCAN TARİHİ – DOÇ.DR. EBÜLFEYZ SÜLEYMANLI

TARİH, Uncategorized içinde yayınlandı | Tagged

Ahmet Telli – Şiir nedir ?

“Belirlenmiş ve artık değişmeyeceği kanıtlanmış şeyleri tanımlamak mümkün. Ama hayatın zenginliğini taşıyan ne varsa biraz da tanımlanmaya elverişli değildir. Çünkü o, tanımladığınızı düşündüğünüz anda bile değişmiştir. Kaldı ki kavramlarla tanıma işidir tanımlamak. Çoğu kez de yanıltıcıdır. Bir şeyi kavramlarla tanımaya çalışmak, hayatı durgun ve değişmeyen bir olgu sayan mantığın sonucudur. Nitekim 50’li yıllarda bile atomu “maddenin parçalanmayan en küçük parçası” diye tanımlayan ders kitaplarını okuttular bize. O gün bugün, tanımlardan uzak durmuşumdur. Diyalektik mantık böyle bir yola başvurmaz. Olsa olsa kavramaya çalışır. Size sorsam şimdi: “Aşk nedir?” eğer tanımlamaya kalkarsanız, hiç aşık olmadığınızı düşünürüm. Tanımlar kavratmaz bir şeyi. Şu var ki tanımlardan uzak durmak, kavramlardan uzak durmak değildir. Bu bakımdan hayatı tanımlamak yerine onu kavramak gerekir. Hiçbir şey anlaşılmaz değil. Şiir de öyle.”

EDEBİYAT, Uncategorized içinde yayınlandı | Tagged

Bu bayramın adı “Ramazan Bayramı”mı, “Şeker Bayramı” mı ?

Murat Bardakçı:

…Eski dilde “ıyd” demek “bayram” demektir ve dinî bayramların isimleri o devrin metinlerinde “ıyd-i şükür” ve “ıyd-i edhâ” diye geçer. Yani “şükür” ve “kurban” bayramları…
Eski Türkçe’de “şükür” ve “şeker” kelimeleri aynı şekilde yazılır, okunmakta olan bir metinde şükürün mü yoksa şekerin mi kastedildiği cümlenin siyâkından, yani gelişinden anlaşılırdı.
Aslı “Şükür Bayramı” olan ifade, zamanla işte bu aynı yazılıştan kaynaklanan okuma hatası yüzünden “Şeker Bayramı” halini aldı.

HAYATIN İÇİNDEN, KÜLTÜR-GELENEK-GÖRENEK, Uncategorized içinde yayınlandı | Tagged

Pakistanlı mutasavvıf Muhammed İkbal – Elmas ve Kömür

 

Kömür diyor ki; “Sen, benimle aynısın da niye bu kadar güzelsin?”
Elmas cevap veriyor: “ Çok acı çektim”.
Kömür “Ben nasıl güzelleşirim” diye soruyor.
Elmas “ Yan kardeşim. Isı ver, işe yara, güzelleşirsin” diyor.

FELSEFE, Uncategorized içinde yayınlandı | Tagged

ORGANIK AYDIN ne demektir ?

 

Gramsci’ye göre: Var olan sistemin propagandasını yapan, doğruluğunu kabul eden ve bir şekilde egemen sınıfın, ideolojisinin yayılımını yeniden üretimini sağlayan aydınlardır.

FELSEFE, Uncategorized içinde yayınlandı | Tagged