EKREM KAHRAMAN – Postmodernizm -II

Geçen hafta gazetemizde önemsediğim iki yurtsever devrimci şair, dostum Seyyit Nezir ile sevgili Ataol Behramoğlu arasındaki heyecan verici söyleşi yayımlandı. Doğrusu ya söyleşide postmodernizm ile ilgili konuşulanları okuduktan sonra bıktırma pahasına da olsa yeniden yazmaya karar verdim.

Umarım onlar da okuyucu da anlar meramımı.

Çünkü hepimiz de biliyoruz ki kendimizce gerçeğin başka bir ucundan tutmaya çalışıyoruz sadece.

Niye mi postmodernizme ve onun 1950’li yıllarda yeniden üretilip karşısına konulduğu aydınlanmacı modernizme kafamı bu kadar çok takıyorum?

Çünkü postmodernizm kavramı içinden geçiyor olduğumuz ağır karanlığın ideolojik zemini de ondan.

Bir moda mı yoksa ideolojik/siyasi bir tasarım mı?

Önceden de yazmıştım: Türkiye’de aydınlanmacı entelektüel çevrelerde “postmodernizm” de “modernizm” de hiçbir zaman yeterince algılanmadı.

(Gerçi dünyada da böyle bu…)

Yeterince algılanmadığı için de geliyor olan entelektüel ve toplumsal, siyasal tehlike yeterince öngörülüp önemsenmedi ve söz konusu bu kavramların içerikleri, tarihsellikleri, siyasi arka planları ve hedefleri derinlemesine tartışılamadı.

Yani işin asıl ideolojiksiyasi mutfağına bir türlü bakılamadı. Uzunca bir süredir belli bir merkezden planlı bir biçimde üflenen safsatalara inanılmasa bile postmodernizm dışsal bir ideolojiksiyasi tasarım olmaktan çok esas olarak felsefesanatkültür alanına ait ‘kendiliğinden’ sahici bir düşünce akımı gibi karşılandı. Öncekilerden çok farklı bir oluşum olmasına rağmen tuhaf bir uyurgezerlikle tıpkı empresyonizmpostempresyonizm, yapısalcılıkpostyapısalcılık vb. ardışık ve olağan“gelip geçici bir moda” gibi görüldü.

Oysa postmodernizm çok daha önceden tıpkı öncekiler gibi ilgili alanlardan tohumlanmış olsa bile onlar gibi oradan yeşermemiş doğrudan dünya hegemonyası savaşının bir silahı olarak tasarlanıp entelektüel alanda bir devlet projesi kapsamında boy vermiştir.

Öyle olunca da oradan bütün dünyaya ve bizlere kadar yayılan zehirli, öldürücü gaz başta entelektüel dünyamız olmak üzere bütün toplumumuzu, muhakeme yeteneğimizi derin bir uykuya yatırdı.
Postmodernizm savunucuları nereye gittiler sahi?

Her ne kadar postmodernizme karşı çıksalar da Behramoğlu-Nezir söyleşisinde de benzer bir bakış açısı söz konusu. Nezir’in postmodernizm hakkındaki “ilk kuramsal” çalışmayı İhap Hassan’a bağlaması, başlangıç yılı olarak da 1971 yılını işaret etmesi elbette başka bir tartışmanın konusu ama günümüzde artık hiçbir postmodernizm savunucusunun kalmadığı yönündeki saptaması ile Behramoğlu’nun “Bunlar gelip geçici modalar… Biri biter, bir öteki başlar…” yaklaşımları kanımca oldukça tartışmaya açık.

Doğru, gerçekten de artık Türkiye’de bu kavramı kullanan pek kalmadı. Ama unutmayalım ki o kavramın Türkiye distribütörleri ve en çok savunucuları esas olarak neoliberal eski sol çevrelerdi ve o çevreler emperyalizm kavramını da hiç kullanmıyorlar artık.

Peki, böyle diye bu emperyalizmin bittiğini, gelip geçtiğini mi gösteriyor?

Eğer gerçekten de günümüzde artık postmodernizmden hiç söz edilmiyorsa orada daha da dikkatli olunması gerektiği kanısındayım. Çünkü kanımca bu söz konusu kavramın çaptan düşüp moda olmaktan çıktığını değil asıl sahibi, tasarlayıcısı, pazara sürücüsü ve en menfaatperver kullanıcısı ABD’nin dünya ile ilgili politikaları ve stratejilerinde yeni bir aşamaya geçtiğini gösterir sadece.

Kaldı ki zaten bu durum bile -Benimseyelim ya da benimsemeyelim- postmodernizmin felsefi eski tip bir gerçeklik olmadığını aksine alabildiğine alan dışı stratejik, ideolojik sipariş bir tasarım olduğunu kanıtlar.

Yani bu bağlamdan bakıldığında bile postmodernizm aslında daha başından itibaren bir ABD derin devlet kurgusundan ibarettir. Kurguyu yapanlarca tepe tepe kullanılmış, amaca ulaşılmış ve başka bir aşamaya geçildiğinden ötürü de artık ilk formatı tedavülden kaldırılmıştır.

Gerisi bir teferruattan ibarettir.

17 Kasım 2011 Aydınlık gazetesi

EKRAM KAHRAMAN/ Postmodernizm bir moda mıydı ve artık gelip geçti mi?

About Çetin Bayramoğlu

Şairim , insanım.
Bu yazı FELSEFE içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.