YAZIM KURALLARI

Bilim ve bilgi sözleriyle kurulan birleşik kelimeler ayrı yazılır: dil bilimi, gök bilimi; dil bilgisi, halk bilgisi.


Cümle içinde özneleri belirtmek için virgül konur: “Ahmet Kerim, o gün bu kaygı ile içini yedi durdu.” -Y. K. Karaosmanoğlu.

Dilimizde sert ünsüzle biten kelimelere gelen ekler sert ünsüzle başlar: aş-çı, bas-kı, geç-tim, ipek-çi, süt-çü.

“ile” ayrı olarak yazılabildiği gibi kelimelere eklenerek de yazılabilir: bulutla veya bulut ile.

İki noktadan sonra gelen cümleler büyük harfle başlar: Menfaat sandalyeye benzer: Başında taşırsan seni küçültür, ayağının altına alırsan yükseltir. (Cenap Şahabettin)

Özel adlar yerine kullanılan “o” zamiri cümle içinde büyük harfle yazılmaz.

İki veya daha çok kelimenin birleşmesinden oluşmuş kişi adları, soyadları ve lakaplar bitişik yazılır: Birol; Adıvar, Boynueğri Mehmet Paşa.

“m” ile yapılmış ikilemeler ayrı yazılır: çocuk mocuk, kitap mitap.

Sonu sert ünsüzle biten alıntı kelimeler ünlü ile başlayan bir ek aldıklarında kelime sonundaki sert ünsüzler yumuşar: bent / bendi, standart / standardı.

Bağlaç olan ve ayrı yazılan da / de hiçbir zaman ta / te biçiminde yazılmaz.

İki noktadan sonra cümle ve özel ad niteliğinde olmayan örnekler sıralandığında bunlar büyük harfle başlamaz: Bu eskiliği siz de çok evde görmüşsünüzdür: duvarlarda çiviler, çivi yerleri, lekeler…(Memduh Şevket Esendal)

Çift ünsüzle başlayan Batı kökenli alıntılar, ünsüzler arasına ünlü konulmadan yazılır: grup, Hristiyan, slogan.

Soru ekinden sonra gelen ekler, bu eke bitişik olarak yazılır: Okuyor muyuz? Güler misin, ağlar mısın?

Kendisinden sonraki cümleye bağlı olarak ret, kabul ve teşvik bildiren kelimelerden sonra virgül konur: Peki, gideriz. Hayhay, memnun oluruz. Haydi, geç kalıyoruz.

mak, -mek ile biten mastarlardan sonra -a / -e / -ı / -i eklerinden biri geldiğinde k ünsüzü y’ye dönüşür: kazanmak-a > kazanma-y-a, aldanmak-ı > aldanma-y-ı, sevmek-e > sevme-y-e, görmek-i > görme-y-i.

“İken” ayrı olarak yazılabildiği gibi kelimelere eklenerek de yazılabilir: çalışır-ken (çalışır iken), durmuş-ken (durmuş iken), olgun-ken (olgun iken).

Yüzde ve binde işaretleri yazılırken sayılarla işaret arasında boşluk bırakılmaz: %25, ‰50.

İki kısa çizgi arasındaki açıklama cümleleri büyük harfle başlamaz: Bir zamanlar -bu zamanlar çok da uzak değildir, bundan on, on iki yıl önce- Türk saltanatının maddi sınırları uçsuz bucaksız denilecek kadar genişti. (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

Etmek, edilmek, eylemek, olmak, olunmak yardımcı fiilleriyle birleşirken ses düşmesine, ses değişmesine veya ses türemesine uğrayan birleşik kelimeler bitişik yazılır: emretmek, darbetmek, dercetmek, reddetmek.

İsim durum ekleri ve iyelik ekiyle yapılan ikilemeler ayrı yazılır: omuz omuza, yan yana; günden güne, içten içe; göze göz, teke tek; boşu boşuna, peşi peşine.

Saat ve dakika gösteren sayıları birbirinden ayırmak için araya nokta konur: Tren 09.15’te kalktı. Toplantı 13.00’te başladı.

Birden fazla heceli kelimelerin sonunda bulunan p, ç, t, k ünsüzleri ünlüyle başlayan bir ek aldığında yumuşayarak b, c, d, ğ’ye dönüşür: kelep / kelebi, kazanç / kazancı, geçit / geçidi, başak / başağı

Kişi adları ve unvanlarından oluşmuş mahalle, meydan, köy vb. yer ve kuruluş adlarında, unvan kelimesi sonda ise gelenekleşmiş olarak bitişik yazılır: Abidinpaşa, Ertuğrulgazi (ilçe), Necatibey (Caddesi), Gazi Osmanpaşa Üniversitesi.

Yazılışları bir, anlamları ve okunuşları ayrı olan kelimeleri ayırt etmek için okunuşları uzun olan ünlülerin üzerine düzeltme işareti konur: adet (sayı), âdet (gelenek, alışkanlık); aşık (eklem kemiği), âşık (vurgun, tutkun); şura (şu yer), şûra (danışma kurulu).

Şüphe ve pekiştirme göreviyle kullanılan ki sözü ayrı yazılır: Babam geldi mi ki? Başkan konuşacak mı ki?

About Çetin Bayramoğlu

Şairim , insanım.
Bu yazı TÜRKÇEMİZ - DİL içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.