Dr. Doğu Perinçek : İsviçre Milli Meclisinin (Nationalrat) 16 Aralık 2003 günü aldığı karar hakkında yazısı

İsviçre Milli Meclis Kararı ile Ceza Yasasındaki suç karıştırılıyor

Öncelikle iki konuyu birbirinden ayırmak gerekir.
İsviçre Milli Meclisi (Nationalrat) 16 Aralık 2003 günü bir karar alarak, Osmanlı devletinin 1919 yılında Ermenilere karşı bir halk katliamı (Völkermord) gerçekleştirdiğini kabul etmiştir. Bu bir Karar’dır, kanun değil.
Bu kararda 1948 BM Soykırım Sözleşmesindeki “Genocide” kavramı değil, Almanca Völkermord (halk katliamı) kavramı kullanılıyor. İkisinin aynı anlamda olduğu söylenebilir. Ancak İsviçre Milli Meclisi’nin 1915 yılında BM Sözleşmesi olmadığı ve “Genocide” kavramı henüz bilinmediği için Almanca Halk katliamı (Völkermord) kavramını yeğlediği yorumu da yapılabilir.

Meclis Kararı Yarım Kaldı
Talât Paşa Komitesi’nin Eylemi Üzerine
Senato gündeminden temelli kaldırıldı

Ancak daha önemlisi bu Milli Meclis Kararı yarım kalmıştır; yasal süreç tamamlanamamıştır. İsviçre’de 22-24 Temmuz 2005 günlerinde yaptığımız eylemlerden iki hafta sonra, 7 Ağustos 2005 günü İsviçre Senatosu (Ständerat) Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Peter Briner, Ermenilere 1915 yılında “Halk katliamı” yapıldığı konusundaki Milli Meclis Kararını temelli gündemden kaldırdıklarını açıklamıştır (Tages Anzeiger gazetesi, 8 Ağustos 2005). Peter Briner, bu kararı Türklerin iki hafta önceki eylemleri üzerine aldıklarını da belirtmiştir. Böylece Rauf Denktaş başkanlığında yürüttüğümüz mücadele, hemen başlangıçta ilk önemli başarısını kazanmıştır. Karar 6 yıldır Senato gündemine getirilmemiştir. Bu nedenle Milli Meclis’in 16 Aralık 2003 kararının hukuki süreci yarım kalmıştır.

Calmy Rey’in açıklaması önemli

İsviçre Senatosu’nun 7 Ağustos 2005 günü, “Ermeni Soykırımı”nı tanıyan Millî Meclis Kararını temelli gündemden kaldırmış olması, İsviçre Dışişleri Bakanı Micheline Calmy Rey’in 26 Aralık 2011 günü Ankara’da Büyükelçiler Konferansı’ndaki açıklamasından sonra daha da önem kazandı. İsviçreli Bakan, Ermeni soykırımı konusunda, “Federal Meclis’in Federal Hükümeti bağlayıcı bir kararı yoktur” diyor ki, doğrudur. Burada Federal Meclis kavramının altını çiziyoruz. Çünkü iki meclisli sistemin bütününü ifade etmektedir. Millî Meclis’in 16 Aralık 2003 tarihli “1915’teki Ermeni soykırımını tanıma” kararı, Senato Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı’nın kamuoyu önünde açıkladığı gibi, gündemden temelli kaldırılmıştır.

Davutoğlu’nun hediyesi

Yanlış olan, Ahmet Davutoğlu’nun bu önemli başarıyı İsviçreli Bakan Calmy Rey’e hediye etmesidir. Oysa 8 Ağustos 2005 tarihli İsviçre gazeteleri, Senato’nun bu uygulamasına iki hafta önceki Lozan2005 eyleminin yol açtığını vurguluyorlardı.

İsviçre Ceza Yasasında “Ermeni soykırımı” yok
Genel olarak soykırımın inkârı var

Milli Meclisin 16 Aralık 2003 Kararı ile İsviçre Ceza Kanunu’nun 261. madde 4. fıkrasındaki suç tanımını birbirine karıştırmamak gerekir.
Biri, Senatoda tamamlanmamış bir Meclis kararıdır.
Diğeri, Ceza yaptırımı öngören suç tanımıdır. Konuları ve ifadeleri birbirinden tamamen farklıdır. Kararda 1915 olayları konu alınmakta ve Ermenilere “halk katliamı yapıldığı belirtilmektedir. Suç tanımında ise, Ermeni adı anılmıyor. Genel olarak soykırımı inkâr suçu tanımlanıyor. Madde metni şöyledir:
“Kamu önünde sözle, yazıyla veya resimle, küçük düşürmek veya aşağılamak nedenlerinden biriyle, insanlığa karşı halk katliamını inkâr etmeye, kabaca suçsuz göstermeye veya haklı çıkarmaya kalkışmak…”
Görüldüğü gibi İsviçre Ceza Kanunu, “Ermenilere katliamı inkâr” suçundan söz etmiyor. İnsanlığa karşı halk katliamının (Genocide) inkâr edilmesini ceza yaptırımına bağlıyor.
İsviçre Ceza Kanunu, 1915 olaylarını “soykırım” olarak tanımlamış değildir. Ne var ki mahkeme kararları, Doğu Perinçek ve Ali Mercan davalarında Ermeni olaylarını tartışmaksızın genel kabul gördüğü gibi hukuk dışı bir gerekçeyle, Halk Katliamını inkâr (Verleugnung des Völkermord) suçu kapsamında saymıştır. İsviçre’nin Yargıtayı (Federal Yüksek Mahkeme), kararı onamıştır. Konu AİHM gündemindedir.
Ne var ki, aslında Yahudi soykırımını inkârı cezalandırmak amacıyla Ceza Yasasına konan maddenin 1915 olaylarına genişletilmesi İsviçre’de büyük tartışma yaratmıştır.

Calmy Rey’in hükümeti İsviçre’deki yargı kazasını düzeltmeli

Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın İsviçreli Dışişleri Bakanı Micheline Calmy Rey’in ziyaretiyle ilgili açıklamasında, İsviçre’deki ceza maddesinde, genel bir hüküm konduğuna, ancak “Ermeni” kavramının kullanılmadığına dikkat çekmesi anlamlıdır. Dışişleri Bakanlığı, Doğu Perinçek hakkında İsviçre Federal Mahkemesince onanan ceza hükmünü, İsviçre hukuku açısından bir yargı kazası gibi ele almaktadır. Bu yerinde bir hukuki görüştür. Ve eğer İsviçreli Bakan ile yapılan görüşmelerden sonra ulaşılan bir değerlendirme ise, daha da önemlidir.

İsviçre Millî Meclisi’nin, en son 23 Aralık 2011 günü “Süryani, Keldanî, Asurî, Ermeni ve Pontus Rum nüfusuna 1915 yılında soykırım uygulandığı yönünde karar almasını talep eden dilekçeyi reddetmesi de Türkiye açısından önemlidir. Bu red kararının resmî metni derhal AİHM’deki Doğu Perinçek Davası dosyasına eklenmelidir. Bu tür gelişmeleri, Aydınlık’ın 27 Aralık 2011 günlü haberinde “tezgâh” olarak nitelemesini doğru bulamayız. Çünkü İsviçre Meclisi’nin 16 Aralık 2003’te kabul ettiği “1915’te Ermenilere halk katliamı yapıldığı” yönündeki karar Senatodan geçmediği için, Federal Hukuku bağlayan bir geçerlik kazanmamış, Millî Meclis’in bir kararı düzeyinde kalmıştır.

Türkiye, şimdi bütün bu hukukî olgulara dayanarak, İsviçre’den 2006 yılında ceza maddesini kaldırmak veya berraklaştırmak için Adalet Bakanlığında komisyon kurduklarını da hatırlatarak, yargı kazasını bertaraf edecek bir düzenleme istemelidir.

Önce dosyanın kapatılmasına karar verildi

Doğu Perinçek için önce Lozan Sorgu Yargıcı Jagues Antenen tarafından kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş ve ilan edilmiştir (20 Eylül 2005).

Ceza maddesini kaldırmak için komisyon kurulmuştu

Arkasından İsviçre Adalet Bakanlığı, Ceza maddesini kaldırmak veya yalnız Yahudi soykırımı uygulanması için yeniden kaleme almak amacıyla komisyon kurmuştur. Komisyonun başına Adalet Bakanlığı Müsteşarı Leopold atanmıştır. Doğu Perinçek’in avukatı Prof. Moreillon da komisyona alınmıştır. Daha sonra ABD’den dış müdahale gelmiş ve İsviçre Hükümeti tavır değiştirmiştir.

Fransa’daki ceza maddesi
“Ermeni soykırımı”ndan söz etmiyor

Fransa’da Milli Meclis’ten geçen ama henüz Senato gündemine alınmayan Ceza yaptırımını öngören maddede “Ermeni soykırımı” kavramı geçmiyor. Ancak yasanın gerekçesinde böyle bir gönderme var.
Mecliste kabul edilen maddeyi gazeteler tam olarak yazmamıştır.
Sabah, Hürriyet, Milliyet, Haber Türk, Cumhuriyet’ten Aydınlık ve Ulusal Kanal’a kadar uydurma kavramlar kullanılmaktadır.
Bunlardan en vahimleri, “kabul etmeyenler” (Aydınlık ve Ulusal Kanal dahil) veya “Fransa’da ‘soykırım’ dememek suç “ (Haber Türk, Cumhuriyet 23 Aralık 2011) gibi, akıl almaz kavramların kullanılmasıdır.
Meclis’ten geçen madde, soykırımın “inkârını” ceza yaptırımına bağlıyor.
Aydınlık ve Ulusal Kanal’dan rica ediyoruz. Fransa Meclisi’nden geçen maddenin tam metnini Fransızcasını ve adam gibi bir çevirisini yayımlasınlar ve haberlerinde uydurma kavramları ulu orta kullanmaya bir son versinler. Böylece bütün basını içine düştüğü kavram kargaşalığından ve yanlış bilgi tufanından kurtarmak belki mümkün olur.
Senato gündemine gelen mücadeleyi başarıya ulaştırmak için öncelikle doğru bilgi gerekiyor.

About Çetin Bayramoğlu

Şairim , insanım.
Bu yazı POLİTİKA, TARİH içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.