FAZIL SAY – YARATICILIĞI

NEDEN HAYYAM? NEDEN HEZARFEN? NEDEN NAZIM? NEDEN ALTIOK?

5 yasımdan beri beste yapmaktayım.
Piyanoya başladığımdan beri…
5-10 yaslarım arası, rahmetli Mithat Fenmen hocam,bana her dersten önce dogaclama yaptirirdi; “istedigini cal simdi, anlat!” , ben kafaya gore calmaya baslardim, hoca sorardi; “Bugün ne gördün? Okulda? Sokakta? Oyunda? Anlat piyano ile..”
*
“Anlatmak” ve “Hayallere dalmak” benim icraciligima da , besteciligime de tüm hayatım boyunca damga vurmustur. Anlat(a)madigim zaman mutsuzumdur.
*
Bestelerinin konusunu hep kendim sectim. Beni etkileyen olaylar, mekanlar, ve kisiler…
(İcracilikta da insanın kendisi çok vardır, yan odadan gelen sesler gibi, Mozart’da çocukluk anilari, şarkılar, müziğini, ask, Beethoven çalarken yasam mücadelesi,umut, Bach çalarken , evren, sonsuzluk.Yorum subjektif olmalıdır, yoksa bir icra sadece notalardan ibaret olur ve tatsizdir)
*
Beni etkileyen mekanlar dedim, bestelerimde, 1.senfoni mekanim ask-nefret sehrim; İstanbul Senfonisi,2. senfoni mekanım dertli güneydoğu ,dertli ortadoğu, en tutkulu eserim “Mezopotamya”, yıllar önce 1994’de yazdığım ilk piyano konçertosu ,”İpek yolu”, 2001’deki ikincisi devamı gibi: “Anadolu’nun sessizliği” , 2006’daki bale müziği Patara,İki yıl sonra iki gitarın anlattigi bir “likya prensesi”, Keman- Piyano sonatindaki veya Cello -Piyano sonatindaki Anadolu gezintileri.
Beni etkileyen olaylar dedim, anne babamin , ve de sonra kendımın boşanmasını anlatan yaylı dordulu, artik cagdas piyano repertuvarinda bir kult olan AsikVeysel’in ve kendimin ortak yalnızlığı”kara toprak” ve İsmail dede Efendi’den esinlenme,2010’daki 3. piyano konçertosu- içimizdeki cenneti ve yangını anlatan- “Nirvana yanıyor”,2007’de harem dunyasına yolculuk ,keman konçertosu “Harem’de 1001 gece”, ve tabi gecen yilki Alevi dedeler rakı masasında” matrak, sorgulayan, soran…
*
ve beni etkileyen kisiler,Oratoryolar donemi 2001-2003, iki oratoryo ardı ardına, Nazım Oratoryosu , ve Metin Altiok ağıti…
İkisi de, büyük sairler, büyük düşünürler , büyük hocalar, büyük dostlar cogumuzun hayatında.Hep mutlu olmusumdur, antik tiyatrolarda Nazım çalarken 200 kisinin arasında,en unutamadığım , en romantik, anilarimdir o konserlerim…
Klarinet konçertosu “Hayyam”.
Biricik Hayyam. Yaşayan, yaşatan, soran, tanrıyı, dini, cenneti ve cehennemi sorgulayan,bilim ve ilim insanı Hayyam. Muhimdir hayatımızda.
Bir Mevlana sevgisi, döneminden geçilmektedir su 2010’lu yıllarda ,ki Hayyam onlara ters gelmektedir, bilirim, herkes , bir seye yaranmak uğruna, Mevlana ile ilgili bir şey yapmakta, ve sürekli , Mevlana alintilamakta.
Hayyam, yaranmak için değildir. Hayyam fazla gercek kalır, fazla sert kalır , fazla şarap icer)))
Ve ney konçertosu, Hezarfen,enteresan bir adam, uçan insan, uçmak istemek, uçmak, kendini Galata kulesinin tepesinden boşluğa bırakacak kadar cesur olmak, celebi olmak,ornek olmak, bilime inanmak, kimsenin yapamadığını yapmak…İnanç asıl bu…
Değil mı?
Bugün ne gördün? Sokakta? Oyunda? Anlat … Anlatmaya başla…

6.1.12

About Çetin Bayramoğlu

Şairim , insanım.
Bu yazı MÜZİK içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.