KARACAOĞLAN’IN AZERBAYCAN’DAN GÖRÜNÜŞÜ – Doç. Dr. Tamilla ALİYEVA

Doç. Dr. Tamilla ALİYEVA (Azerbaycan)

Büyük Türk halk şairi Karacaoğlan Azerbaycan’dan çok aydın görünmektedir. Karacaoğlan bir tabiat şairi, bir sevgi âşığıdır. Karacaoğlan duygu şairi, Karacaoğlan güzellik şairidir.

Azerbaycan’da Karacaoğlan’ın hayatı ve şiirleri hakkında çıkan tek kitap, Dr. Halide Guliyeva Kafgazlı’nın Karacaoğlan hakkında yazdığı monografyasıdır. Hemcinin Halide hanım bu mevzu ile alâkadar doktora işi yazmış ve âlimlik ünvanı almıştır.

Teessüf ki de kitapta Karacaoğlan’ın asıl adının nice olması, Türkiye’nin harasında doğması kati olarak açıklanmır. Aslında ise bu Azeri okuyucular için kitapta önemliydi. Kitapta Karacaoğlan’ın güneyinde dünyaya gelmesi daha dakik ise Çukurova yöresinde dünyaya gelmesi ve orada yaşaması, hemin yerdece dünyasını değiştirmesi okuyucuların nezerine çattırılmır. Elbette, böyle götürdük de onun haralı olması çok da önemli değil.

Çünkü o, Türk soylu halklar için ünlü şairdir. Her bir Türk, Karacaoğlan’ı öz şairi hesap idir. Çok teessüflendirici haldır ki Azerilerin de şairi olan Karacaoğlan, Azerbaycan’da geniş tetkük ve tebliğ olunmayır.

Bu da Azerbaycan’ın uzun zaman Rus İmperyasının esareti altında kalmasından ileri gelir. Bununla alakadar Karacaoğlan’ın Azerbaycan’da tebliğine mani olmuşlar. Eğer hensısa bir araştırmacı öz eserinde Türkiye’den Türk şairlerinden bir şey yazdırdısa ona Pantürkist damgası vurup Sibirin buzlu, karlı çöllerine gönderirdiler. Azerbaycan’ın ne kadar böyle kıymetli ziyalısı Türkçülüğün gurbanı oldu Karacaoğlan’ın Azerbaycan’da az tanınması bu sebepten ileri gelir.

Bütün bunlara bakmayarak Karacaoğlan Azerbaycan’da sevilmektedir. Bunun da sebebi onun eserlerinin sade halk dilinde yazılması, yüreklerden haber veren mevzulardan bahsetmesidir.

Aşağıda misal gösterdiğimiz şiir ayan-ı sübüttur.

Nice tarifleyim seni güzelim

Elinde bergüzar gül ile oynar

Alma yanak, kiraz dudak diş sedef

Süzgün ala gözler mil ile oynar

*

Cennete misaldir göğsünün ağı

Sineme bastırmada ateşten dağı

Korkaram ki yâd el bekler o bağı

Bülbül eğlencesi gül ile oynar

*

İnciden mercandan beyaz yanağı

Meles köynek koç yiğidin konağı

Seher vakti yalnız koyma sulağı

Telli yaşıl turnam göl ile oynar.

*

Salavat getirsin cemalin gören

Bakışın turnadır sekişin ceyran

Uğradığın yerleri eylersen viran

Bülbül has bahçede gül ile oynar.

*

Karacaoğlan der ki kılayım nazar

Bilerzik takmağa kolların çözer

Geyinmiş kuşanmış sallanır gezer

Gümüş kemer ince bel ile oynar

Karacaoğlan’ın bu şiirlerinde hamı için anlaşılan ince bir halk lirizmi var. Burada terbiyevi ehemniyet kesbeden idealarla yanaşı, hemçinin derin felsefi mani gizlenir. Ele Karacaoğlan şiirlerinin gudreti dahili de mez bu gizli manâdadır.

Aşk ateşini değirmende öğüttüm
Eledim halburdan elekten çektim

Mısralarında felsefi düşünce göz kabağındadır. Aşk ateşini değirmende öğütmek, yalnız Karacaoğlan dahilinin mahsulü, Karacaoğlan kalemine mahsustur.

Ey yar melûl melûl bakma yüzüme
Bir od düştü yanar oldu özüme

Dünya zindan görünür gözüme

Nazlım senden ayrılmağım tez oldu

Demekle, şair; sevgilisinden ayrı geçirdiği anları, zindan hayatı ile mukayese edir, derin muhabetle sevdiği güzelden hiç ayrılmak istemir. Şair bu sevgisiyle de hiç kime benzemir. Çünkü onun mehebbeti daha saf, temiz ve benzersizdir.

Azerbaycan’da Karacaoğlan şiirlerinin sevilmesi çok şahalidir. Onun güzellik karşısında hayranlığı, güzellikten zevk alması ve güzelliği bir ressam kimi aksettirmesi buna canlı misâldir.

Bir güzel isterem ahu bakışlı

Gerdanı bir karış benli nakışlı

İnci dişli olsun hem kara kaşlı

Boynuna sarılıp yatmak isterim

Güzelleri vastetmek, güzellere vurgunluk Karacaoğlan’ı sevmeyenlerin eline esas verir, onlar şairi bu şiirine göre tenkid ederler. Lâkin güzellik aşk şairi Karacaoğlan onlara nice cevap vereceğini dagik bilir. Öz fikirlerini esaslandırır. Hemin adamlara gözellerden boşboşuna yazmadığını söyleyir. Ve diyirki;

Gözel sevmek günah değil

Men kitapta yerin gördüm

Yani, Mukaddes Kuran-ı Kerimimizde güzeli sevmeyi günah sayılmadığı söyleyir. Ve bununla da özüne hak kazandırır.

Karacaoğlan’ı Azerbaycan’da sevdiren çoklu âmiller var. Onun üslubu bunların fevkinde durur. Karacaoğlan şiirlerini okuyurken Azerbaycan şairlerinin eserlerini okuduğunu duyursan. Eğer müellifini bilmezsen bu şiirleri, Âşık Elesker, Molla Penah Vagıf, Kasımbeg Zâkir yazdığını hissedersin. Güzelleri tasvir ederken sene öyle gelir ki bunlar; Karacaoğlan’ın yok; Elesger’in, Vagıf’ın kalemine mahsustur.

Akşam çağı çeşme senin başında

Bilirsenmi nice canlar dolaşır

Alma yanak billûr gül beden

Kara saçlı zülüf perişan dolaşır.

Veyahut;

Sine meydan zülf perişan bel nazik

Ağız nazik dudak nazik dil nazik

Veya;

Çarşembe gününde çeşme başında

Gözüm bir ala göz hanıma düştü

Kaşların oynattı gözünden güldü

Gülende gadası canıma düştü

Bunu ise Karacaoğlan diyir;

Çıka çıka çıktım yoluna vardım

Vardığı çevreyi koluma sardım

Uğrunda ölümü gözüme aldım

Divanına durdum yolun üstüne.

Hiç de hemişe Karacaoğlan’ın muhabbeti güzellere müsbet karşılanmır. Bazan güzel onu incidir. Şairin mukaddes sevgisine lâkayıt munasebet besleyir. Sevgilisinin vüsaline yetişmeğ içün görüş yerine telesen şair, onun gelmediğini görende bütün varlığıyla sarsılır. Ve bu sarsıntı kövrek hazin mısralara dönür:

İlk akşamdan vardım gavil yerine

Önge gördüm kömür gözlüm gelmedi

Bilmem gaflet bastı yattı uyudu

Bilmem o yar bana küstü gelmedi

*

Benim yarim gide gide donandı

İkrar verdi cahil gönlüm inandı

Ayda geldi orta yeri dolandı

Şeherin yelleri esti gelmedi

*

Unuttu mu ahdü amanı n’etti

Başın alıp özge diyara getti

Benim mecbur olduğum farketti

Zalım garez etti kaçtı gelmedi

*

Karacaoğlan derki devranım döndü

Göynüm yücedeydi engine indi

Seherin yelleri şafağın bendi

Hanı usul boylu sunam gelmedi

Bunu ise Azerbaycan şairi Kasım Kasımzade söyleyir;

Ay azalır gece olur ten yarı

Eğnin nazık eser deniz rüzgari

Üşüyürsen bir yakına gel barı

Gazaptan mı alaftan don giyirsen

Olmaz olmaz, olmaz olmaz diyirsen

Azerbaycan’da az tetkik ve tebliğ okunması, hiç de Azeri Türklerinin Karacaoğlan’a olan muhabbeti azaltmir. Onun yaratıcılığının ilim adamları tarafından az tetkik olunmasının en büyük günahı, ziyalıların üzerine düşür. Ancak, inanırık ki yakın gelecekte, Karacaoğlan’ın eserleri Azerbaycan’da büyük tirajla neşredilecek, onun eserleri orta ve âli mektep talebelerine öğretilecek ve Karacaoğlan Azerbaycan’da Nizami, Fuzili, Nesimi, Aşık Elesker, Vagıf kadar meşhur olacak. Onun yaratıcılığı hele çoklu araştırıcıların tetkikat membaına çevrilecektir.

* Bakü Devlet Üniversitesi Filoloji Fakültesi Öğretim Üyesi

About Çetin Bayramoğlu

Şairim , insanım.
Bu yazı EDEBİYAT içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.