Fazıl Say – Klarinet Konçertosu “Hayyam” Op.36

Fazıl Say (D. 1970)
Klarinet Konçertosu “Hayyam”, Op.36

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası
Şef: Naci Özgüç
Solist: Ecesu Sertesen

I. İran, 11. yüzyıl; Hayyam’ın çocukluğu, gençliği ve dünya üzerine
II. Karısı, şarap, rubaileri ve felsefesi üzerine
III. Son yılları, ölümü ve uhrevi boyutu üzerine

Fazıl Say’ın Schleswig-Holstein Müzik Festivali’nin siparişi üzerine 2011 yılında bestelediği “Hayyam”ın ilk seslendirilişi de aynı yıl festival kapsamında Kiel, Hamburg’da gerçekleştirilmiştir.

Sanatçı, opus 36 sayılı “Hayyam” adlı klarinet konçertosunun oldukça değişik bir eser olduğunu ifade ediyor ve eserle ilgili şunları söylüyor: “Ömer Hayyam, gerek felsefesi, gerekse dörtlükleriyle hayatım boyunca beni etkilemiştir. Bu eserde Hayyam’ın dörtlükleri bestelenmedi. Eserde söz yok. Bu eserde klarinet; orkestra eşliğinde Hayyam’ı anlatıyor.”

Hayyam’ın hayatını anlatan ve 30 dakika süren eser 3 farklı bölümden oluşuyor. Eserin ilk bölümünde 1000 yıl önce Hayyam’ın yaşadığı topraklara yani İran’a gidiliyor. Ve bu bölümde Hayyam’ın çocukluk ve gençlik dönemi, iyi ve kötü arasındaki farkı anladığı ilk zamanlar anlatılıyor. İkinci bölümde Hayyam’ın “Aşkları” var. Burada klarinete eşlik eden viyolonsel, Hayyam’ın eşini simgeliyor. Eserin son bölümünde ise Hayyam’ın en erdemli olduğu yaşlar müziğin içinde dinleyiciye ulaşıyor.

Ben olmayınca bu güller, bu serviler yok.
Kızıl dudaklar, mis kokulu şaraplar yok.
Sabahlar, akşamlar, sevinçler, tasalar yok.
Ben düşündükçe var dünya, ben yok o da yok.

Ey kör! Bu yer, bu gök, bu yıldızlar boştur boş!
Bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş!
Şu durmadan kurulup dağılan âlemde
Hepsi, hepsi bir nefestir alacağın, o da boştur boş!

Bu masmavi kubbenin kurulduğu gün
Bu nur Cevza burcuna verildiği gün
Mumun başına bağlanan alev gibi
Bağlandı yüreğime senin aşk gülün.

Ömer Hayyam.

———————————-

17 — 18 Şubat tarihinde Şef, Naci Özgüç yönetimindeki Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası ile klarinet sanatçısı Ecesu Sertesen, Fazıl Say’ın Op. 36, “Hayyam” Klarinet Konçertosunu seslendirdi. Dünya ve Türkiye Prömiyerini dünyaca ünlü klarinetçi Sabine Meyer’den sonra Fazıl Say’ın isteği ile genç ve yetenekli klarinetçi Ecesu Sertesen, değerli orkestra şefi Naci Özgüç ile birlikte büyük bir başarıya imza attı. Başta Fazıl Say olmak üzere klasik müzik camiasının büyük beğenisini topladı.

————————-

Fazıl Say’ın ağzından konserin yorumu:

“Hayyam Eskişehir’de. Benim gözümden Ecesu ve Naci’nin Eskişehir’deki yorumu…

Klarinetçi Ecesu Sertesen’i, şef Naci Özgüç’ü ve Hayyam klarinet konçertosunda çalan tüm Eskişehir Senfoni Orkestrası üyelerini alınlarından öperim. Saygıyla ve içtenlikle… Dün akşam dinlediğim Hayyam Eskişehir kaydı, olağanüstü etkileyiciydi. Öylesine ki, geçen yıl Hayyam’i bestelerken hissettiklerim, duyduklarım hepsi, gerçek oldu, tınıya dönüştü, önüme düştü, bu ne büyük mutluluk. “Büyük çalış” gerçekten…

Konsere gelememiştim, kendi konserlerimizle çakıştığı için. Ecesu, bu eseri o kadar içselleştirmiş ve o kadar her notayı benimsemiş ki, her detay o kadar anlatım ve ruh dolu belirmekte ki, gerçekten müthiş… Bravo! Naci Özgüç, eseri çok iyi anlamış, püf noktalarını, özellikle orkestrasyondaki renkleri ve bunların anlamlarını müthiş kavramış, eserin formunu, sürekliliğini, bir çok patlama noktasindaki matematiği, gerçekten mükemmel yapmış. Bravo! Eskişehir’in genc orkestrası ise, buyuk bir inanç ile, sevgi ile bu eseri çalmışlar, bu çok belli. Çok da iyi bir çalış. Bravo, hepinize!
Fazıl, 26.2.2012. ”

HÜSEYİN HAYDAR/ Hayyam

Mesdîyim. Olmuşum zilzurna, lütfûyla meyin,
Toprağın efsûnuyla çıkmışım göklerin huzuruna,
Ama eğilmem, eğilse de önümde arşı alem.
Düşmanım Zaloğlu Rüstem olsa baş eğmem,
Eğerim başımı ben meyhane masasına.
Çarkıfelek mal aktarır alçakların kasasına,
Benim gönül kasamsa ağzına dek taş doludur,
Öksürdükçe yepyeni Zühreler sıçrar asumana.
Çünkü özgürce bir nefes için canımı rehin vermişim,
Miras bırakmışım kafatasımı torunum Hafız’a,
Şiraz’ın acıya batmış şafağını çeksin o da kafasına.
Neşe gömleğimizi yırtmak isteyen biri mi var?
Adam olmayanların masasında eğreti oturanlar,
Toprak bir testiye tutunamadan toprağı boyladılar.
Hangi sefildir, devirecekmiş yoksul soframı?
Her şeyimi o sofraya koymuşum ben: Şarabımı, aşkımı
Yüreğimi, cânımı, neyim var neyim yoksa.
Ey elimden mey kadehini almak isteyen gafil,
Ya dökülse yere, maazallah Basra’yı basar,
Semerkant içse bir katresini, başlar zelzele.
Yine de dimdik yürürüm ben, dikleşirim her içişte!
Feleğin oyunuyla ayağım kaysa, sarılırım yine kadehe.
Akşamsefası gibi gün açınca kapanır kollarım,
Ama, kırık testime el uzatırsan, Cemşîd gibi kalkarım:
Ne kimseyi görür gözüm, ne babamı tanırım:
Yazılır bir daha Şahnamesi gülistanda akan kanın.

Not: Doğu bilgeliğinin sanat ve hoşgörü güneşi, insanlığın büyük şairi Ömer Hayyam’ın 880 yıl önce yazdığı bir şiirini anımsattığı için 2012’nin Haçlı İrtica Mahkemeleri (HİM) tarafından yargılanan, Türkiye’mizin onuru Fazıl Say’ın büyük emeğine hayranlıkla.

Aydınlık gazetesi – 20.10.2012

About Çetin Bayramoğlu

Şairim , insanım.
Bu yazı MÜZİK içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.