Mehmet Perinçek – Kırmızı Kedi Yayınları’ndan çıkan “Rus Devlet Arşivlerinden 150 Belgede Ermeni Meselesi” kitabı hakkında

mehmet-perincek

Mehmet Perinçek – Kırmızı Kedi Yayınları’ndan çıkan “Rus Devlet Arşivlerinden 150 Belgede Ermeni Meselesi” kitabı hakkında

Rus arşivlerinde çalışalı kaç sene oldu?
Yaklaşık 15.

15 senede 150 belge mi toplayabildiniz?
Elimde bunun gibi 10 kitap daha çıkaracak malzeme var.
Bu kitaptakiler, o malzemeden seçilmiş örnekler. Dolayısıyla
bu belgelerin içerikleri istisna değil. Rus arşivlerinin genel havasını yansıtıyor.

DÜŞMANIN KAYITLARI ÖNEMLİ

Örnekleri neye göre seçtiniz?
Kitapta hem Çarlık hem de Sovyet dönemi belgelerine yer verdim. Ayrıca bugün kapalı olan Ermenistan arşivlerinden de örnekler koydum. Taşnaklar da var, Ermeni Bolşevikleri de. Ayrıca konunun farklı unsurlarını ortaya koyan belgeler olmasına dikkat ettim. Osmanlı
Ermenilerinin yaşam koşullarından Taşnakların ilk eylemlerine, I. Dünya Savaşı’ndaki Ermeni çetelerinden Taşnak Ermenistanı’ndaki etnik temizlik politikasına kadar… Ancak ağırlık Çarlık belgelerinde. Türkiye’yle savaşan, onun düşmanı olan bir ülkenin tarihe düştüğü
kayıtlar önemli.

Peki düşmanın belgeleri ne diyor?
İlk olarak geniş Türkiye Ermenisi kitlelerinin daha tehcirin çok öncesinde Rus ordularıyla işbirliğine gittiklerini gösteriyor. Arşivler Rus makamlarına başvurularla dolu. Onlar da köy
köy, isim isim kayıt tutmuşlar. Ama esas çarpıcı olanı, Rus makamlarının kullandıkları Ermeni çetelerinin yaptıkları katliam ve yağmanın boyutlarından oldukça rahatsız olması.
Konu üzerine birçok rapor yazılmış. Daha da ötesi savaş sırasında askeri mahkemelerde Ermeni subay ve askerlerini bu sebeplerle yargılamışlar ve idam etmişler. Kitapta dava dosyalarından örnekler
var. Ve bu katliamlar tehcirin çok öncesinde başlamış.

BOLŞEVİKLER NASIL BAKIYORLARDI?

Bolşeviklerin yaklaşımı nasıl?
Bir emperyalizm meselesi olarak görüyorlar. Lenin’in, Stalin’in el yazısı metinleri var. Gizli yazışmalar, politbüro raporları
vs. Belgelerin orijinallerini de ekledim. Onların havası bir başka tabii. Türk Ordularıyla Kızıl Ordu arasında Taşnaklara karşı yapılan işbirliğine dair belgeler de önemli. Ortak operasyonlar düzenleniyor. Soğuk Savaş döneminde hep üzerleri örtülmüş.
Sözünü ettiğiniz binlerce belgeden çıkan sonuçları kısaca özetlersek…
Bir soykırımın değil, karşılıklı kırımın yaşandığını görüyoruz. Bu da Türkiye’yi paylaşmak amacıyla emperyalist devletler tarafından kışkırtılmış. Türkiye ise buna karşı meşru müdafaada bulunmuş.
Olayın hiç mi insani boyutu yok?
Tabii ki büyük acılar yaşanmış. Ancak her iki taraftan da büyük kayıplar verilmiş.
Dönemin Taşnak belgeleri var. “Bölgede Kürt kalmadı, artık rahatça Büyük Ermenistan’ı kurabiliriz” diye yazıyorlar.
Ayrıca Sovyet Rusya’nın ve Bolşevik Ermenilerinin tavrı çok net. “Bu acıların sorumluları emperyalist devletler ve ona alet olan Taşnaklardır” diyorlar.

TARAFLARI BİR ARAYA GETİREN KİTAP
Bu kitabınız Rusya ve İran’da da yayımlanmış… Ermeni meselesi konusunda “hep kendimiz çalıp kendimiz oynuyoruz” denir. Bunu kırmak açısından önemli. Kitaplar iki ülkenin önde gelen yayınevleri
tarafından basıldı. Kamuoylarında da ciddi etki yaptı. Ayrıntılarını kitabın önsözünde okuyabilirsiniz. Moskova’da ülkenin en büyük kitapçısında kitabın tanıtım toplantısı yapıldı. Ruslar, Ermeniler,
Azeri Türkleri; akademisyenler, gazeteciler, yazarlar, diplomatlar, siyasi parti temsilcileri, Taşnaklar da dahil, herkes
vardı. 1915 yılında yazdığı Ermeni raporunu yayımladığım Çarlık generali Bolhovitinov’un üç kuşak akrabaları bile geldi. Güzel tartışmalar oldu. Kimi zaman tansiyon yükseldi ama kıvamında.
Daha sonra 24 Nisan’da Moskova’daki en büyük sözde soykırımı anma
toplantısında kürsüye çıkıp “Mehmet Perinçek’in bulduğu belgelerden daha fazlasını bulacağız, söz veriyoruz” diye konuşmalar
yapılmış. Basından okudum. Anlamlı; geri mevziye düştüler. Moskova
Devlet Üniversitesi’nde, Petersburg’da Ermeni akademisyenlerin de katılacağı kitabımla ilgili tartışma toplantıları da planlanmıştı. Tutuklanınca gerçekleştiremedik.

BU BİR SUÇTUR!
Kitabınızın ilanında “Perinçek suç işlemeye devam ediyor” diyor…
Şaka değil. Gerçekten iddianamede Ermeni meselesiyle ilgili çalışmalarım, milli hassasiyetleri kullanarak sözde Ergenekon
Terör Örgütü adına faaliyet yürütmek ve propagandasını yapmak olarak
değerlendiriliyor. 15 yıllık çalışmama 15 yıl ceza istiyorlar.

Yeni “suç teşebbüsleri” var mı?
Üzerinde çalıştığım beş kitap var. Hepsi farklı farklı aşamalarda. Fakat iki ay içinde Arda Odabaşı’yla birlikte yazdığımız
1909-1910 yıllarında Türkiye’de yayımlanan ilk Rusça gazete olan Stambulskie Novosti’nin gözüyle Jön Türk Devrimi’ni ele aldığımız kitap, Kaynak Yayınları’ndan çıkıyor. Böyle bir çalışma
hem Türkiye’de hem de Rusya’da ilk.

Cezaevinde kitap yazmanın zorlukları?
En büyük dert bilgisayar. İmkân çok kısıtlı. Koğuşta bilgisayarın en basit işlevlerinden “kopyala-yapıştır”ı özlediğiniz
durumlar oluyor. Ağzınızdan “kurban olduğum word programı” gibi ifadeler çıkabiliyor. Tabii elinizin altında kütüphanenizin
olmaması da ayrı bir sorun.

DAMLA YAZICI – AYDINLIK KİTAB EKİ
8 ŞUBAT 2013 CUMA

About Çetin Bayramoğlu

Şairim , insanım.
Bu yazı SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.