Rus Dili’ndeki Türk edebiyatı

St. Petersburg’da bulunan Rus-Türk Kültür Merkezi’nde düzenlenen şiir gecesinde Türk şairlere ait eserler Rusça tercümeleri ile birlikte seslendirildi. Kültür Merkezi’nin üyeleri tarafından her hafta düzenlenen dinleti etkinliklerinde şiirlerin yanı sıra, Türk romanları da okunuyor. Günümüzde oldukça ilgi gören Türk edebiyatına ait pek çok eser, Rusça olarak basılarak Türkçe bilmeyen Rus okuyucular için ulaşılabilir durumdadır.

Osmanlı ve Türk edebiyatı 200 yıldan fazla bir süredir Rusya’da incelenmekte ve öğrenilmektedir. Doğubilimci Türkologların 18.yy. da başlayan yoğun çabaları sonucunda, Türk edebiyatına ait eserler sadece bilimsel anlamda geniş olarak ele alınmamış, aynı zamanda tercümeler aracılığı ile bu eserlerin bilinirliği ve popülaritesi de arttırılmıştır.

Rus okuyucuların Türk edebiyatı ile ilk olarak tanışması 1764 yılına rastlar. Bu tarihte, Kırk Vezir Hikâyeleri isimli eserin içerisinde yer alan ‘‘Sultan Akşid’in öyküsü’’ ve ‘‘Kadının kocasını aldatması ve sadakatsizliği’’ isimli iki hikâye Dobroye Namereniye – İyi Niyet Dergisi’nde yayımlanmıştır. Her iki öykü de Almancadan Rusçaya çevrilmişti. Türkçeden Rusçaya ilk çeviri ise Grigoryev tarafından 1844 yılında yapıldı.

Rus basınında Türk edebiyatına ait ilk örnekler ve Türk şair ve yazarlara ait bilgiler 18. yy.ın son çeyreğinde yayımlanmaya başlandı. 1781 yılının Temmuz ayında Moskova’nın Aylık Edebiyat Dergisi’nde Yusuf Nabi’nin Hayriye isimli eserinde yer alan ve düz metin şeklinde Rusçaya çevrilmiş olan ‘‘Nabi Efendi’nin oğluna verdiği öğütler’’ yayımlandı.

Rusya’da klasik Osmanlı şiirlerinin en iyi örnekleri ile tam olarak tanışma ise ancak 19. yy.da başladı. Bu eserlere ait tercümelerin büyük bir kısmı, edebiyat alanındaki bilimsel çalışmaların bir parçası olarak yapılmış olsa da, söz konusu tercümeler, ilgili okuyucuların bu eserlerle tanışmalarına olanak sağlamıştır. 20 yy. itibariyle bu alandaki çalışmalar hız kazanmış, Recaizade Mahmut Ekrem’in iki eseri 1961 yılında Türkolog ve Osmanist V. Gordlevskiy tarafından Rusçaya çevrilmiştir. Türkolog ve Ortaçağ bilimleri uzmanı V. Garbuzova’nın 1960 yılında çıkan ‘‘Ortaçağ Türkiye’sinin şairleri’’ isimli eserinde ise Mevlana Celaleddin Rumi, Sultan Veled, Yunus Emre, Aşık Paşa, Ahmedi (İskendername’den alıntı), Şeyhi (Hüsrev ü Şirin’den alıntı), Hamdi Çelebi (Yusuf ve Züleyha’dan ve Aşıkların Hediyesi’nden alıntı) ve Alaaddin Sabit’in (Miraciye’den alıntı) eserlerinin tercümeleri yer aldı. 1970 yılında çıkan ‘‘19.yy Türk Şairleri’’ isimli eserde Enderunlu Vasıf (iki şarkı ve iki Mukhammas’dan alıntı), Akif Paşa (Adem Kasidesi’nden alıntı), İbrahim Şinasi (Eşek ve tilki hikayesi), Namık Kemal, Recaizade Mahmut Ekrem ve Hacı Muallim gibi şairlerin eserleri yayımlandı.

‘’14. ve 17. yy.larda Türk Edebiyatında Mizah ve Hiciv Hikayeleri’’ isimli çalışmanın ek kısmında Âşık Paşa’nın ‘‘Hikaye’’, Şeyhi’nin ‘‘Har-name’’, Bağdatlı Ruhi’nin ‘‘Terkibbend’’ ve Ömer Nefi’nin ‘‘Siham-ı kaza’’ adlı eserleri Türkolog ve Edebiyatçı Şaştakova tarafından Rusçaya çevrilmiştir.

1978 yılında çıkan ‘‘Eski Türk Şiirinden’’ isimli çalışmada Yunus Emre, Ahmet Paşa, Mahmut Abdülbaki, Yusuf Nabi ve Ahmet Nedim’in eserlerinin tercümeleri yer aldı. Şeyyad Hamza’nın N.A. Anikeyeva tarafından Rusça’ya çevrilen Yusuf u Züleyha’sı 1992 yılında basılırken, 1994 yılında çıkan ‘‘Sultan Veled ve O’nun Türk şiiri’’ isimli kitapta ise İrina Borolina’nın tercümeleriyle İbtidaname’den ve Orta Asya tarihi ve Türk Dili uzmanı Sergey İvanov’un tercümeleriyle Rübabname’den gazel ve şiirler yayımlandı.

1996 yılında basılan ‘‘Ortaçağ’da Doğu edebiyatı’’ isimli çalışma için Türk filolojisi uzmanı İrina Borolina, Mevlana Celaleddin Rumi’nin beyitlerinden birkaç tanesini ve bir gazelini, Ahmet Fakih ve Ahmet Gülşehri’nin eserlerinden de bazı bölümleri Rusçaya çevirmiştir. V. Bartold tarafından Rusçaya çevrilen ‘‘Dede Korkut Kitabı’’, Bedrettin Simavi’nin ‘‘Teshil’’inden Kudelin tarafından çevrilmiş bir alıntı ve Salimziyanova’nın tercümesi ile Latifi’nin ‘‘Tezkiret uş-Şuara’’sı da bu eserde yer almıştır.

Söz konusu eserlerin yanı sıra, Âşık edebiyatına ait örneklerin Rusça tercümelerini içeren ‘‘Türk Âşık şiiri’’ isimli çalışmada Yunus Emre, Kaygusuz Abdal, Pir Sultan Abdal, Karacaoğlan, Âşık Ömer, Dertli, Âşık Ruhsati ve Âşık Veysel gibi isimlerin eserleri yer almıştır.

Düzyazılar da 19. yy. itibariyle sistematik olarak Türkçeden Rusçaya tercüme edilmeye başlanmışlardır. 18. yy. boyunca sadece İbrahim Müteferrika’nın ‘‘Usul el-Hikem fi Nizam el-Ümem’’ isimli kitabı 1777 yılında Rusçaya çevrilmiştir. Yarım yüzyıl sonra, Sın Oteçestva – Vatanın Oğlu isimli dergide Doğu Halkları’nın şiir ruhu üzerine yazılmış olan makalelerin tercümeleri yayımlanmaya, Moskova Telgrafı Gazetesi’nde ise ‘‘Doğu edebi eserleri üzerine yeni araştırma ve yazılar’’ başlığı altında makale incelemeleri yapılmaya başlandı. 19. yy.ın ortalarında Ahmet Resmi’nin ‘‘Türk Elçisi Sami el Hacı Ahmet Efendi’nin 1763-64 Prusya Büyükelçiliği notları’’ ve ‘‘Hülasat-ül-İtibar: 1768-1774 Osmanlı Rus Savaşı notları’’ isimli ederleri Rusçaya çevrilmiştir.

20. yy.ın başlarında çalışmalar devam etmiş, 1914 yılında Türkolog ve Osmanist V. Gordlevskiy Muallim Hacı’nın ‘Ömer’in çocukluğu’’ isimli eserini; bundan 10 yıl kadar sonra da Türkolog ve Osmanist E. Bertels Sami Paşazade Sezai’nin ‘‘Sergüzeşt’’ ve ‘‘Küçük Şeyler’’ isimli eserlerini Rusçaya çevirmiştir. 1914 yılında Namık Kemal’in ‘‘İntibah Yahut Sergüzeşt-i Ali Bey’’ isimli kitabından bir parça Doğubilimci ve Türkolog B. Miller’in çevirisi ile yayımlandı. Uzunca bir aradan sonra, 1960 yılında Mehmet Tevfik’in ‘‘Türk fıkraları’’ yayımlanırken; bir yıl sonra ise Evliya Çelebi’nin 17. yy. da kaleme aldığı Seyahatname’si basılır. 1976’da Veysi’nin ‘‘Habname’’si Salimziyanova’nın tercümesiyle, 1999 yılında ise yine Evliya Çelebi’nin 1767 yılında Kırım’a yaptığı seyahati kaleme aldığı Seyahatname’si E. Bahrevski’nin tercümesiyle Rusça olarak basılır.

Türk tiyatrosu da bu akımın dışında kalmamıştır. Türkolog E. Oganova ‘‘Çağdaş Türk tiyatrosunda halk tiyatrosunun gelenekleri’’ isimli eser için 2006 yılında İbrahim Şinasi’nin ‘‘Şair evlenmesi’’ ve Namık Kemal’in ‘‘Akif Bey’’ adlı tiyatro oyunlarını Rusçaya çevirmiştir.

Türk halk masalları ve hikâyeleri de ‘‘Güzel Helvacı’’ ve ‘‘Emrah ile Selvi, Karaoğlan’ın garip hikâyesi ve diğer Türk halk hikâyeleri’’ gibi tercümelerle yayımlanmıştır.

Rusya’da uzunca bir süre yaşamış ve eserleri Sovyetler Birliği’nde basılmış olan Nazım Hikmet, Türk edebiyatı denince Rusya’da akla gelen ilk isim olmaktadır. Ünlü şairin eserleri Rusya’da halen basılmaktadır. Nazım Hikmet’in Rusçaya çevrilen şiirlerinden oluşan kitap, ölümünün 50. yılı vesilesiyle RTİB tarafından bu yıl bastırıldı. Limbus Pres Kitapevi ise yazarın en son romanı olan ‘‘Yaşamak güzel şey be kardeşim’’ isimli kitabını Rusça olarak bastı.

Son yıllarda Türk kültürüne ve Türk insanına karşı artan ilgiyle beraber Rusçaya çevrilen Türk kitaplarının sayısında da bir artış gözlemleniyor: Sabahattin Ali’nin
‘‘Kürk mantolu Madonna’’, Reşat Nuri Günntekin’in ‘‘Çalıkuşu’’, ‘‘Yaprak dökümü’’, ‘‘Damga’’, ‘‘Yeşil Gece’’, ‘‘Bir Kadın Düşmanı’’, ‘‘Değirmen’’, ‘‘Ateş Gecesi’’, ‘‘Son Sığınak’’ ve ‘‘Acımak’’, Nedim Gürsel’in, ‘‘Öğleden Sonra Aşk’’, Fakir Baykurt’un ‘‘Yılanların Öcü’’, ‘‘Irazcının Dirliği’’, ‘‘Onuncu Köy’’, ‘‘Karın ağrısı’’, ‘‘Cüce Muhammed’’, ‘‘Anadolu garajı’’ ve Aziz Nesin’in hikâye ve hicivleri bunlara örnek gösterebilir.
../..

http://turkish.ruvr.ru/2013_11_20/Rus-Dilindeki-Turk-edebiyati/

About Çetin Bayramoğlu

Şairim , insanım.
Bu yazı EDEBİYAT içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.