Şamar oğlanı deyiminin öyküsü

16. ve 17. yüzyıllarda toplumdaki kişiler arasındaki uçurum iyice açılmıştı. Öyle ki soylu kesim, kendisini halktan çok üstün görüyor ve onlarla herhangi bir yakın ilişki kurmaktan kaçınıyordu.
Dolayısıyla saray çalışanları ve çocuklarının halkın arasına karışıp, onlarla aynı dersliklerde eğitim almaları düşünülemezdi.
Doğal olarak en iyi hoca ve bilginler, saray ve konaklara bu çocukların ayağına getiriliyordu. Ancak o dönem eğitim sırasında dayak ve cezalandırma çok yaygındı ve tabi ki bu yöntemin soylu çocuklar üzerinde kullanılması mümkün değildi.
İşte buna çözüm olarak alt tabakadan olan bir çocuk, ders sırasında bu dayağı yemek için anık (hazır) bulunuyordu. Soylu çocuğunun işlediği her yanlışta şamar ve sopayı bu çocuk yiyordu.
Diğer bir ayrıntı da, derse katılan bu halk çocuğunun bir şeyler öğrenmemesi için sağır kimseler arasından seçilmesi ya da özellikle bu iş için sağır edilmesiydi.

About Çetin Bayramoğlu

Şairim , insanım.
Bu yazı TÜRKÇEMİZ - DİL içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.